F.Can
Ailemin tavsiyeleriyle bir yakınımızla nişanlandım. Yurtdışındaydım. Nişan da uzun sürdü. Maddi sebeplerden aramız bozuldu. Geldim. Düzelttim; ama ayrıldık. Ailem “yeni birisini bul” unutursun diyor. Eskiyi unutayım mı? Yeni birisini arayayım mı? Psikolojimi nasıl düzeltirim?
DR.CAN:
Sevgili F. Can. Soyadınla “Adaş”ız… Mektubunu okurken “al işte” dedim. “İlginç bir mektup daha!” Güleyim mi, ağlayayım mı, üzüleyim mi bilemedim. İlk cümleni düşündüm: “Ailemin tavsiyesiyle”... Şimdi, bir kızı seversin, zamanla tanırsın. “İşte” dersin “Evleneceğim kişi bu”. Sonra tanıdığınız ortak kişilere sorarsın “Tavsiye ederiz iyi kızdır” derler. Anneni babanı istemeye gönderirsin. Söz-nişan olur. Onlar da iyice tanırlar. “Evet oğlum, gelin adayımızı sevdik tavsiye ediyoruz evlen.” derler. Evlenirsin…
Ama sen; yurtdışındasın. “Evlenmek istiyorum.” demişsin. Ailen yazı-tura’yla tek maçta eliminasyon sistemine göre eleyip birini tavsiye etmişler! Sonucunun da böyle olması normaldir.
İkinci cümlen: “Maddi meseleden ayrıldık.” Şimdi, cep telefonu alır gibi tavsiyeyle “alınan” hatun kişiyle “maddi meselelerden” ayrılmak neredeyse kaçınılmazdır.
Üçüncü cümlen: “Nişan uzun sürdü ayrıldık.” Evet, halk arasında nişan uzun sürerse ayrılık olur diye yanlış bir düşünce var. Anlaşma süreci olan nişanda ayrılık olması, anlaşamamak, “yol yakınken ve zararın neresinden dönersen” meselesidir. İyi ya işte evlenip de öyle ayrılmaktansa nişanda OLMADI demek daha iyidir. Diyelim 1 yıl nişanlılık sürdü. 2. yıl sonunda “Şu an iyiyiz. Aramız bozulmadan evlenelim” demek ne derece mantıklı? Hamurun bütün sertliklerini gidermek gerek. Yoksa evlilik stresli iştir. En küçük bir HABBE evlilik sonrası KUBBE olur. Bir de “Boşanmayalım, bari çocuk yapalım!” denir. (HOŞGELDİN ÖMÜR BOYU MUTSUZLUK). İlaveten konjenital (doğuştan) özgüvensiz çocuk sorumluluğu... “Çocuk bende kalacak, hayır bende” ve gazetelerin 3. sayfalarında çıkan “malum” haberler.
Aynı gün söz, nişan, nikah yapanlar var ve maalesef onlar da bir günde boşanabiliyorlar. Hani nişanlılık kısa sürmeliydi?
1) Eskiyi unutayım mı?
Cevap: Evet.
2) Yenisini arayayım mı?
Cevap: Önce Allah’ı ara, bul! Kalbine yerleştir. “Aşk, Allah’ı kalbine davettir” zira… Sonra, bulduğunla, kalbini akort et. Aynı sesleri çıkarıyorsa; İlahi TAVSİYE’ye kulak ver.
3) Psikolojimi nasıl düzeltirim?
Cevap: Kalbine misafir ettiğin VEDUD, hem kalp doktoru, hem de ruh doktorudur.
Ücreti ZİKİR, FİKİR ve ŞÜKÜR’dür.
Vergisi, ibadet ve duadır. KDV’si ise CENNETTİR. Mutluluklar
5 yorum:
Aşk! deyince bizler bambaşka oluyoruz, hayatı hep kula aşık olmaktan ibaret algılıyoruz, kalbi faniye ayırıyoruz, birde bulduk mu yaradanı hepten hatırımızdan çıkarıyoruz sanki önceden ne kadar hatırlıyoruz oda ayrı bir konu...
Kalbi sahibine bırakmadıgımız için, haddimizi bilmedigimiz için aşkımızla da imtihan oluyoruz daha sonra vaveyalarımız dinmiyor Rabbim bizleri kendine aşık eylesin sevdiklerimizi de onun rızası için sevdirsin gayrısı boş.
selam ve dua ile
tahrip o kadar kolaydır ki binbir çabayla yapılan söz nişan karar derken onca şeye rağmen ayrılık sebebi küçücük bir sorun bile atlanmıyor. Sevgi emek istemez mi, sevgi çaba istermi bütün bunlara değmez mi..
Haklısın aymen,
haftalarca, aylarca belki yılı bulan ilişkiler çok basit bir sebep yüzünden bitebiliyor.. GEnelde sebepler de maddiyat açısından bakılınca oluyor..Sonra güvensizlik, karşılıklı anlayışsızlık..
Rabbim kendi yolundan olanlardan ve olanlarla eylesin..
Yan komşudaki arkadaşımın başından geçen bir olay (olay şu günlerde devam ediyor);
Arkadaşımın kız kardeşi, kendi arkadaşını abisi ile msn'den tanıştırıyor. Maksat birbirlerini tanımaları ve uyuşurlarsa evliliğin olması.
Neyse benim yan komşudaki arkadaş Amerika'da master yapıyor. Kız ise Türkiye'de. Bunlar msnden aylarca konuşuyorlar. Görünüşte kafaları birbirleri ile uyuşuyor. Aradan aylar geçiyor ve benim arkadaş Amerika'dan nişan için geliyor. İlk başta her şey çok güzel gidiyor. Nişan ve ardından resmi nikah yapılıyor. Şu anda resmi nikahlılar yani. Fakat ortada düğün yok. Düğünün nasıl yapılacağını konuşmak için kızın ailesi benim arkdaşın evine geliyor. Anlaşıp düğünü de yapıcaklar. Kızın ailesinin isteklerini duyunca dudaklarınız uçuklayabilir;
1.Bir kilo altın alıcaksınız!
2.Altınları düğün günü kızımıza takacaksınız!
3.Düğün sırasında oyun oynanmayacak!
4.Altınlar takılıp bittikten sonra biz kızımızı alıp eve gideceğiz ve siz ondan sonra oynayabilirsiniz!
Afedersiniz ama oha! diyeceğim.
Sanki erkek kızı değil, kız erkeği alacak!
Şu anda bizim komuşunun evinde düğün değil cenaze havası var. Arkadaşın babası ve annesi bu işten vazgeçmek istiyor. Çünkü kolay değil 1 kilo altını almak ve altının dışında ev kurup düğün yapmak. Oğullarına bu sevdadan ya vazgeç ya da sonuçlarına katlanabileceksen devam et demişler. Bakalım sonuç ne olacak. Ama ben olsam vazgeçerdim o evlilikten.
Devir ne hale gelmiş. Allah cümlemizi ahlaklı insanlar ile karşılaştırsın.
Üç tür sevgi varmış;
-"... için" türü: güzel olduğun için seviyorum seni...
-"eğer ..." türü: eğer sınavı geçersen...
-"... rağmen" türü: tüm olumsuz özelliklerine rağmen...
kalpteki sevgi "rağmen" türü olmadıktan sonra sevginin süresi sınırlı olacaktır. güzellik gidince, sınav geçilmezse sevgi de bitecektir.
Bir de sevginin, kaynağını Allah'tan alması durumu var tabi! Yaratılanı, yaratandan ötürü sevmek... Bu tür sevginin önüne kimse geçemez işte!
Yorum Gönder